DUYURULAR
Sitemiz yayın hayatına başlamıştır.(2009-01-24)
SİTE İÇİ ARAMA
ANKET
Bizi Nereden Duydunuz ?




Testis tümöerinde takip ve tedavi
Testis Tümörlerinde Tedavi
Kanserin tipine ve evresine göre değişik tedavi yöntemleri mevcuttur. Ayrıca hastanın yaşı ve genel sağlık durumu da tedavi yönteminin seçilmesinde etkili olmaktadır.

Testis tümörü tedavisinde birinci ve vazgeçilmez aşama tümörlü testisin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Tümör tanısı konulan hastaya vakit geçirilmeden radikal cerrahi (inguinal orşiektomi) yapılmalıdır. Tedavinin diğer aşamaları ve takibi ilgili uzman hekimlerce yapılmalıdır. Testis tümörü hem radyoterapiye hem kemoterapiye son derece güzel cevap verir. Testis kanserlerinde tümör tipine ve evresine göre karar verilerek ameliyat sonrasında kemoterapi veya radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanması gerekli olabilmektedir. Karın içinde tümörlü lenf bezeleri varsa kemoterapi verilerek tümör küçültülür, ancak gerekli hallerde karın içerisinde yer alan lenf bezeleri de ameliyat ile temizlenebilmektedir. Bu ameliyata retroperitoneal lenf nodu diseksiyonu (RPLND) adı verilmektedir. Testis tümöründe tam iyileşme olasılığı, özellikle erken tanı konduğunda, %90'ın üzerindedir.

Seminom: Seminomlar radyoterapiye çok duyarlıdırlar. Erken evre seminomlu (Evre I ve II) hastalarda radikal orşiektomi sonrası retroperitoneal radyoterapi (25-30 Gy) önerilmektedir. Düşük evreli hastalarda tam tedavi oranı % 99’a ulaşmaktadır. Cerrahi sonrası ışınlama yapılmaksızın sadece takip yapılan hastalarda nüks oranı % 15 olarak bulunmuştur. Bu hastalarda nüks radyoterapi ve kemoterapi ile tedavi edilebilmiş, ve beş yıllık sağ kalım % 99.5 olarak bildirilmiştir. Bu yüzden düşük risk grubu hastalarda diğer bir alternatifde radyoterapisiz takip olabilir. Seminom ayrıca platinum içeren kemoterapi kombinasyonlarına da duyarlıdır ve radyoterapi sonrası nüksü olanlarda kurtarma tedavisi olarak kemoterapi uygulanmalıdır. Daha ileri evrelerde ve AFP yükselmesine neden olan büyük kitlelerde öncelikle kemoterapi uygulanmalıdır. Sıklıkla kemoterapi sonrası kitleler fibrozise uğrar. Ancak halen rezidüel kitle varsa cerrahi tedavi yapılmalıdır.

Nonseminomatöz germ hücreli tümör: Effektif kemoterapi rejimlerinin gelişmesiyle bu tümörlerin iyleşmesinde hayli başarı sağlanmıştır. Erken evrede standart ve en iyi tedavi karın zarı arkasındaki lenf düğümlerinin ameliyat ile çıkarılmasıdır (RPLND). Erken evre hastalıkta hastaların %75’i yalnızca orşiektomi ile iyileşir. Bu şekilde tedavi edilen hastaların sadece %10’unda nüks görülmektedir ve bunların
tamama yakını takibi ve tedavisi kolay olan akciğerdedir. Bu yaklaşımla tam tedavi oranı %99 dur. Orşiektomi sonrası başka bir tedavi yapılmaksızın yoğun takip edilen hastalarda 4 yıl içinde nüks oranı %30 dur (akciğer ve retroperiton). RPLND’nin uzun dönemdeki en büyük yan etkisi sempatik sinir liflerinin zedelenmesine bağlı olarak boşalma (ejakülasyon ) problemleri ve infertilitedir. Geliştirilen cerrahi tekniklerle bu yan etkiler en aza indirilmesine çalışılmaktadır. Yüksek evreli büyük retroperitoneal kitlesi olan hastalarda Platinum içeren kemoterapi kombinasyonları bu tümörlerin tedavisinde çığır açmıştır.

Tedaviye Bağlı Yan Etkiler
Erken Dönem

25 Gy dozunda uygulanan radyoterapide yoğun yan etkiler gözlenmesi nadirdir. Bulantı, iştahsızlık, diyare izlenebilir. Kemoterapiye bağlı olarak erken dönemde bulantı kusma, halsizlik, nötropeni ve allopesi gözlenir.
Geç Dönem
25-35 Gy dozlarında da geç etkiler sık izlenmez. Tedavi sırasında böbreğin aldığı doza dikkat edilmelidir. İkincil malignite oluşması oldukça nadir olup en erken tedaviden 10 yıl sonra gözlenebilir. Kemoterapiye bağlı sperm sayısında azalma, ikincil lösemi, renal fonksyon bozukluğu, işitme kaybı (sisplatin içeren rejimlerde), pulmoner toksik etkiler (bleomisin içeren rejimlerde) gözlenebilir.

Testis Kanserinde Takip
Hastaların tümü düzenli takip altında tutulmalıdır. Hastalar olası lenf nodu metastazları ve nüks intraabdominal kitle nedeniyle dikkatli fizik muayeneye tabi tutulmalıdırlar. Laboratuar araştırmaları içinde tam kan sayımı ve tümör belirteçleri düzeylerine (AFP, βHCG, LDH) bakılmalıdır. Akciğer metastazına yönelik akciğer grafisi çekilmeli ve daha seyrek olarak abdominal tomografi (BT) ile batın içi nüks araştırılmalıdır.






Highslide JS
Şekil 1: Klinik Evre I seminomlarda, radyoterapi sonrası izlem protokolü
Highslide JS
Şekil 2: Klinik Evre I nonseminomatöz germ hücreli tümörlerde, RPLDD veya kemoterapi sonrası izlem protokolü

  • •  Testis tümörü hakkında genel bilgiler
  • •  Testis tümörü nedir?
  • •  Testis tümörü belertileri nelerdir? Nasıl tanı konur?
  • •  Bazı testis kanseri tipleri ve özellikleri
  • •  Testis tümöerinde takip ve tedavi
  • •  Tedavi sonrası yaşam